27 Ocak 2016

DERMALOGİCA FACE MAPPİNG ETKİNLİĞİ !

Geçtiğimiz aylarda katılmış olduğum DERMALOGİCA FACE MAPPİNG etkinliğinden sizlere bahsetmek istiyorum. 

Face Mapping dermalogicanın geliştirdiği batı ve doğu tekniklerini birleştirilerek ortaya çıkartılan ve geliştirilen cilt analiz tekniğidir.
Bu teknikte yüz ve boyun bölgesi 14 kısma ayrılıp hem göz ,hemde elle dokunularak cilt derinlemesine kulaklar dahil incelenerek yüz haritanıza kaydediliyor.Daha sonra size çıkarılan reçete ile cildiniz için en uygun ürünleri daha yararlı bir şekilde kullanmanız sağlanıyor.
Hepimiz en az bir kez cilt analizi yaptırmışızdır. Genelde cilt tipi söylenip olay geçiştirilir. Bu teknikle özel takılan gözlük ile cilt derinlemesine incelenir. Yanaklar kuru iken ,alın bölgesi yağlı çıkabilir. Bunun için kullanılacak tek tip ürün takdir edersinizki tüm yüzde aynı etkiyi yapmaz. Biz o gün cildimizle ilgili bilmediğimiz bir çok detayı öğrendik 

O gün bizler için hazırlanan ikramlarla keyifli ve hoş sohbetli bir gün geçirdik. 
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere  sevgiler...

25 Ocak 2016

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)


Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Ocak 2016

KURDUĞUNU DEĞİL BULDUĞUNU YAŞIYORSUN.

Yılbaşından beri bloguma tek bir yazı bile giremedim. 
Halbuki yeni yılla beraber ne çok kararlar alırız değil mi? Bende yılbaşı öncesi kendime göre kararlar almıştım.Bunların başında spora başlayacağım . Bloguma daha çok zaman ayıracağım. Yeni ürünler deneyip yeni yazılar yazacağım vs. vs.

Bunların hiç birini yapamadım . Yılbaşının ertesi günü yakalandığım grip durumu beni bayağı bir hırpaladı aslında kafamda olupta gerçekleştiremediğim bir çok hayalle bugüne kadar kaldım.Hani derler ya sağlığın kıymetini hastalanınca anlarsın. Aynen öyle gerçekten hastalanınca bir çok şeyin kıymetini anlıyorsun .İlk önce kendini daha çok tanıyorsun. Neler seni üzüyor nelerden uzak kalman gerekiyor çok iyi analiz ediyorsun. Belkide bu gibi durumlarda hasta olmak çokta kötü bir şey değil diye düşünüyorsun. 

Kendimle ilgili planlarımı hayata geçirmek için yavaş yavaş enerjimi toplamaya başladım. Spora yazıldım inşallah bundan sonra devam edeceğim. Bloguma bu akşamdan itibaren daha sık zaman ayıracağım. Bir kez daha anladımki insan hayatta ne kadar plan yaparsa yapsın  kurduğunu değil ,o anda nasip olup bulduğunu yaşıyor. Çok çok ileri dönük planlar yapmamak gerek ,herşeyin başı sağlık önce sağlığımız olsun zaten gerisi nasipse yaşanır.
 Hepinize sağlıklı günler,sevgiler...